in

YAKIN DOĞU’YA SEYAHAT: İRAN (Mücahit Ergül)

Yakın Doğu yani Avrupalı ağzıyla Akdeniz’den Hindistan’a kadar olan kısım. Bir de bizim, Türkiye’nin yakını var ki aslında yitiğimiz. İran bize coğrafya olarak her ne kadar yakın görünse de aslında bir o kadar da uzaktır. Kültürüyle, medeniyetiyle ve tarihiyle bambaşka bir millet bambaşka bir mazidir. İran, Türkiye’nin doğusundan güneye ve daha doğuya uzanan bir buçuk milyon kilometrekarelik (1.648.195) toprak üzerinde yaşayan 80 milyonluk nüfusa ev sahipliği yapan eski adıyla Pers İmparatorluğu daha eski adıyla da Medler olarak bilinen devlet. Tarihin her devrinde adını duyduğumuz, Mezopotamya’nın yaşadığı her bir vakıada karşımıza çıkan acemlilere, yeryüzünün en eski dinlerinden biri sayılan Mecusiliğe (Zerdüştlük) asırlardır ev sahipliği yapmış ve hala bağrında barındıran diyarlar.

         Başkenti Tahran olan olan ülke federal yönetim sistemine göre yönetilmekte ve  devlet olarak İran İslam Cumhuriyeti adını kullanmaktadır. Ülke anayasasının 12. maddesine göre ülkenin resmi dini İslam, mezhebi ise İsnaaşeriyye Şiiliği’dir. Resmi dili farsça olmakla birlikte ülke nüfusunun %40’ını oluşturan Azeri Türkleri ve Türkmenlerin konuştuğu türkçe ve %10’luk nüfusa sahip Kürtlerin konuştuğu kürtçe de kullanılmaktadır. İran politik açıdan nadir uygulanan bir yönetim sistemine sahiptir. Ülkede devlet başkanlığı makamının yanında daha üstün yetkilere sahip olan dini bir otorite de mevcuttur. Dini lider ömür boyu seçilir ve savaşa karar vermek de dahil elinde birçok önemli yetki bulundurur. Dini liderin bulunduğu bu sisteme 1979 İran Devrimiyle geçilmiştir. Devrimden sonra ikinci lider(Hamani) hala hayatta ve ömür boyu vazifelidir. Devrim öncesinde ise İran, birkaç asır hanedanlıklar vasıtasıyla yönetilmiştir. Kacar ve Pehlevi  hanedanlıkları bu dönemlerde yönetimi elinde tutan iki önemli hanedanlıktır. 

         Resmi dini her ne kadar İslam olsa da Yezd gibi bir takım şehirlerde coğrafyanın kadim dini olan mecusilik hala yaşatılmakta ve halen dini rituellerini yapabilmektedir, bu dinin mensupları. Din kuralları günlük yaşantıyı birebir etkilemiştir. Her ne kadar Şiilik ve İslam bir devlet dayatması olarak görülse de insanların ekserisi dini yaşam tarzını bir dayatmadan ziyade dinin gereği olarak görmekte. Din kurallarının toplumsal yaşantıya bir etkisi olarak kadınların açık giyinmesi kesinlikle yasaktır. Ancak bu yasak tam anlamıyla şeriatte olduğu gibi uygulanmamakta bazı hususlar gevşetilmektedir (kadınların saçlarını tamamen açmaları yasaktır ancak bir kısmını örtmekle açık kalan kısımlar için hesap sorulmaz). Tabiri caizse devlet dini kuralları toplumda uygularken balans ayarı yapmakta halka o şekilde sunmakta. Ayrıca ülkede toplu taşıma araçlarında kadın ve erkek ayrı yerlerde yolculuk etmekte ve buna herkes riayet etmekte. 

         Şii itikat ve inanç sisteminin katı bir şekilde uygulandığı İran kutsal kabul edilen Meşhed ve Kum gibi iki önemli şehre sahiptir. Meşhed, şehadet yeri anlamına gelir ve şii imamlarından İmam Ali el Rıza’nın ölüm yeri olduğu için bu isimle anılmıştır. Her yıl binlerce şii bu yeri ziyarete gelmektedir. Kum şehri ise kardeş şehir olup İmam Ali el Rıza’nın kız kardeşi Fatıma Masume’nin mezarının olduğu olduğu yerdir. Kum diğer adıyla mollalar şehri olarak da bilinmekte. Birçok şii aliminin yetişdiği, eğitim ve öğretim merkezidir. Aynı zamanda devrimi planlayan ve uygulayanlara ev sahipliği yapmış harikulade bir şehirdir.

İran’da Türkiye standartlarına göre benzinin 10 kat daha ucuz olması buna nispetle ulaşımın da daha ucuz ve rahat olmasını sağlamakta. En güzel şehirleri olan İsfahan, Şiraz ve Yezd tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmanın kültürel yoğunluğunu taşımakta. Bunca tarihi yapı ve değerler ile doğal güzelliklere sahip orta doğu coğrafyasının incisi konumunda olan İran görüp gezilmesi ve keşfedilmesi gereken nadide yerler arasında. Kültürel farklılık ve zenginlikleriyle insanı büyüleyen değerlere sahip İran halkı yardımseverliği ve misafirperverliğiyle de dikkat çekmekteler.

Mücahit Ergül – FSM Vakıf Üniversitesi

Konuşmayı oyla

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Comments

Konuşmaya Yorum Yapabilirsin!

Loading…

Yorumlar

Yorumlar

TUNUS’TAN NOTLAR (Yeşim Yılmaz)

ÇAĞIN SIKINTILARINDA GENÇLİĞİN ÖNEMİ (Abdülkadir Baran)