in

Sinsi Bir Kavram: Oryantalizm (Ahmet Mert İzmir)

Latince’ den ‘oriens’ yani Güneş’in doğduğu yer olarak sözlüklere geçen oryantalizm günümüzde Doğu bilimi (şarkiyatçılık) olarak işlevini sürdürmektedir.
Kelime anlamı olarak; doğu’ya ait, doğuyu hatırlatan, doğu işi, şarki, doğu tarzı raks, doğu tarzı dans eden ressake’’ anlamındadır.
Bu tanımın babası olarak sayılan Edward Said ‘Batı, Doğu’dan güçlüdür ve ona bir siyasi doktrin geliştirmek zorundadır. Batı daima bir adım önde olduğu için geri kalmış doğu medeniyetlerini kalkındırmak (!) zorundadır.’
Yani Batı bu kavramı yaratarak kendisinin sömürge haklarının olduğunu sözde kanıtlamıştır. Bu kanıtlarını daha da açarak bize ne yapmak istediklerine bakalım.
Şüphesiz ki Hz. Muhammed ve getirdiği din şaheser bir medeniyettir. Bu din öyle bir dindir ki kendi işlerinde kullandığın mum ile devlet işlerinde kullandığın mumu birbirinden ayrı tutman gerektiğini söyler.
Bu din öyle bir dindir ki kul hakkına ve işlenen her türlü adalet suçuna karşı çıkmış ve bu suçların işlenmemesi için olağanüstü tedbirler almıştır. Yok, hayır medeniyet Doğuda bulunmaz, bulunamaz. O yüzden onların düşüncesine göre ne yapmak gerekir? İslam’ın ya da medeniyet adına bir filiz dikmeye çalışan herkesin önüne ket vurulması şarttır.

 

Batı bunları yaparken “gizli oryantalizm” ve “açık oryantalizm” olmak üzere iki yol kullanmaktadır.
Açık oryantalizm; tarih, sosyoloji ve filoloji gibi alanlardan faydalanır. Doğu’yu ürünlerinde açık bir şekilde küçümser, aşağılar. Bu oryantalistler bilinçli bir şekilde “Doğu ve Batı arasındaki farkları” irdelerler.
Gizli Oryantalizm; Doğu’nun aşağılanma işini daha sinsi bir biçimde yapmaktadır. Pozitif bilimler hiç çekinmeden kullanılır. Bu gruptaki oryantalistler bilmeyerek ve istemeyerek, farkında olmadan Doğu ile Batı arasındaki farkları kullanırlar.

Adı ister oryantalizm olsun ister başka bir halt. Bu ket vurulsun ki Doğu, gelişip büyüyemeden sürekli Batı’nın boyunduruğu altında bulunsun ve batının elinde sürekli bir koz olarak sömürge hakkı bulunsun. Sadece kendi dili öğrenilsin ( Zaten bu sömürgeler sonucunda İngilizce evrensel dil olmadı mı? ) Arapça gibi diller köhne zihniyetin bir yansıması olarak kabul ettirilsin ki bu sayede Medeniyetin somut hali Kuran-ı Kerim öğrenilmesin.

 

Bunu söyleyerek de Arap dilini ya da Arap ırkını üstün tutmamız gerektiğini söylemiyorum kesinlikle. Bunu söylememdeki tek amaç Arap coğrafyasında yetişmiş binlerce âlim ulemanın eserleri ve Başyapıtımız olan Kuran-ı Kerim’i anlamak ve hayata geçirmek olmasıdır. En başta dinsel sebeplerin tedbiri olarak ortaya çıkmış olan bu kavram siyasal olarak da bir çok yola başvurmuştur. Bu bölgede yaşayan halkın birlik ve beraberlik duygusunu aşındırmış hatta yok etmeyi başarmışlardır.
Bu açık ve gizli operasyonların başarıyla nihayete ermemesi için bunları okumalı, öğrenmeli ve araştırmalıyız. Konumuzdan yola çıkarak oryantalizm araştırmaları ve oryantalizm türündeki popüler eserlere göz atalım.

 

 

AHMET MERT İZMİR / ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ
Öğrenci Kürsüsü
1. www.tdk.gov.tr / oryantalizim
2. TASAM (Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi) / Batı’nın Gizli Silahı: “Oryantalizm”

Konuşmayı oyla

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Comments

Konuşmaya Yorum Yapabilirsin!

Loading…

Yorumlar

Yorumlar

Türk Düşünce Dünyasında Yol İzleri​​ Tahlili (Mustafa Kaan Saygılı)

Haksızlıklara Uğramış Sultan Abdulhamid (Ömer Faruk Özkan)